14 Temmuz 2008 Pazartesi

hiçbir şey

hiçbir şey yolunda değil....
hiçbir şey umrumda değil.
hiçbir şey vazgeçilmez değil !
içinde olmak zor buranın
dışında kalmak imkansız...

17 Haziran 2008 Salı

beni mi izliyorsunuz lan siz ?

herkese en az bir kez olduğunu tahmin ediyorum.
hani olur ya bazı şarkılar vardır.
ulan adamlar beni anlatmışlar be.
ben kendimi bu kadar iyi anlatamazdım ruh halimi bu kadar iyi yansıtamazdım diye düşünürsünüz.
hatta meseleyi paranoyaklığa kadar vardırıp acaba izleniyo muyum ya yoksa beni deney için mi kullanıyorlar dersiniz :) (abarttım biliyorum )
bugün onlardan birini paylaşmak istedim...
ben susuyorum Başıbozuk söylüyor

"Ben Yaptım "
Darmadağınık hayatım toplamanıza gerek yok
Nası olsa ben tekrar..
Tekrar dağıtacağım..Üzülmenize gerek yok
Ben nasılsa bir kayıbım
Kalabalık sokakları seven arsız yanlızlığım
Şişede durduğu gbi durmasada şarhoşluğum
Anlayamam bazen var mıyım yok muyum
İhbar edin beni
Ben düşlerimi öldürdüm
Parçalara ayrılıp serseriliğime gömdüm
Şişede durdugu gbi durmasada şarhoşluğum
Anlayamam bazen var mıyım yok muyum
İhbar edin beni Ben düşlerimi öldürdüm
Parçalara ayrılıp serseriliğime gömdüm
Parçalara ayırıp çaresizliğime gömdüm
Saçlarım sakallarım karıştı birbirine
Kesmem hiç nasılsa dönecekler eski hallerine..
Kızmanıza gerek yok ben böyleyim işte
Virtinlere işemeyi sever arsız yanlızlığım...

14 Haziran 2008 Cumartesi

ösese

allahın emri peygamberin kavliyle yarın ösese ye giriyorum.
2005 yılında girdiğim sınavdan 45 dakikada çıkmamdan mütevellit yarınki sınavda sınav salonunda daha uzun zamanlar geçirmeyi umuyorum.
sinir stres yok.
lan napıcam ya herşeyi unutursam derdi yok (zaten bi skim bilmiyorum sayın okuyucular )
sıraya sığmazsam nolucak derdi yok (gurban olduğumun öseyeme si o kadar boyumuzu kilomuzu sordu heralde göt kadar sıraya oturtmaz bizi )
neyse kısa kesmem gerekirse rahatım yani.
son olarak yarın sınava girecek kimseye başarı falan dilemiyorum.
banane lan başkasından onlar başarılı olacak da ne olacak bana birşey var mı kardeşim?
ben başarılı olsam yeter de artar bile (swh)
he bu arada bu yazıları da kşmse okumuyo esasen ama ben yine de hürmet gösterir yazıma son verirken küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin ellerinden yaşıtlarımın da gıdılarndan öperim
esen kalın...

13 Haziran 2008 Cuma

doğaçlama

doğaçlama yaşıyorum
tespit yok
analiz yok
soru soran çok
yanıtlayan yok
sorun çok
çözüm yok.
haydi rastgele !

12 Haziran 2008 Perşembe

kararsız

çok uzun zaman oldu uzun zaman olalı

bu satırların içi neden boş ?

ve

neden anlamı yok ?

şimdi anlamaya başlıyorum.

belki de şimdi anlamaya çalışıyorum

daha ona bile karar verememiştim halbuki

ne istedim ne oldu

ya da

ne istemedim ne olmadı.

sorusu olmayan cevaplar;
cevabı olmayan sorulardan daha yıpratıcı oluyor.

karar verdiğim ölçüde kararsızım bu aralar
yazılar da onu ifade ediyor belki...
belki de ...
belki de belkisi yok işte...
hayat gibi; düz mantık,tekdüze ve kararsız...

anlamsız

ben yapmazdım...
ben yapmamalıydım...
ben yapmadım.
sadece korktum...
sadece kurdum...
sadece düşledim.
faydası olur mu bilemem
ama artık önemi yok
ben şimdiye kadar düşünmedim,
gerisini "onlar" düşünsün

7 Mayıs 2008 Çarşamba

sevgili blog (günlük )

sevgili blogum...
bu sabah yani sabah dediğim 11:30 civarları uykumdan uyandım, her zaman olduğu gibi daha uykunun mayhoşluğunu üzerimden atamadan bildiğim bütün küfürleri saymış olduğumu fark ettim.
ettiğim küfürler kafi gelmemiş olacak ki; yenilerini öğrenmek için tek göz kapalı seke seke bilgisayarımın power tuşuna bastım ve yine seke seke mutfağa seyirttim.
uyanmak adına ilk eylemimi gerçekleştirerek kahvemi hazırlamaya koyuldum...
ettiğim küfürlerin devamı olaraktan hazırladığım kahve ile sigaramı yakıp cam kenarına kuruldum...(bu gidişle ülser olmam yakındır ). kişisel ihtiyaçlarımı karşılamamı müteakiben 8-) hali hazırda power düğmesine basılmış olan bilgisayarımın başına geçtim.
mailler , bloglar falan derken küçük bir gezinti gerçekleştirdim...
saate baktım saat 12:39 du.
neden sonra blogumu ihmal ettiğim düşüncesine kapıldım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim...
yazacak konu bulamadığımdan dolayı bomboş olan vatana yararlı hiçbir şeyin yapılamayacağı bu günümü bütün ayrıntılarıyla buraya aksttirmeye karar verdim.
yaklaşık 10 dakikadır yazıyorum şimdi bu yazıyı kaydediyorum ve boş günümün keyfini çıkartmaya ! devam ediyorum.
keyfime göre ilerleyen saatlerde ekleme yapabilirim...
saat 12:54 olmuş.

günün geri kalanında başka gol olmadığından takımlar sahadan birer puanla ayrıldılar...



4 Mayıs 2008 Pazar

yaz bunu yazamaz mısın :)

cuma gecesi taxi bardaydık leed guitarist majestic bilmemne ,
ismini yine unuttum onun davulcu arkadaşı ,sevgili born_to_rock sami ve onun arkadaşlarıyla...

aaa tesadüfe bakın bir baktık sahnede can güney,can ergenler bir davulcu ve bir de turkey börkın (bülbül sesli aslan ) dan oluşan Can Güney project sistemleri ltd şti...:)

mekanın ortamını şöyle kısaca bir aktarmam gerekirse ;

havalandırma yok servis yok , oturacak yer yok,sigara dumanı çok .

hem küçük bir mekan hem de içeride hoplayıp zıplayan koca dötlü gothik kızlar olunca biz de epey daraldık haliyle :)

neyse uzztmaya gerek yok adım bile atamadığımız mekanda can güney project in gevurca şarkılarını dinledik dinledik durduk .

zaten çoğu şarkıda ritimler kaçtı sololar yanlış atıldı falan filan...

onlar da fark ettiler galiba erken bitti konser.

ondan sonra daha önceden planladığımız gibi tophane ye inelim dedik bakalım ne var ne yok...

ama sami nin sabah toplantısı olduğundan kendisi bize katılamadı ve arkadaşlarıyla evinin yolunu tuttu, buradan kendisine hayırlı yolculuklar dileyip (adam şimdi dönmüştür bile ) en kısa zamanda dönmesini temenni ediyorum.

neyse ben, emre ve emrenin davulcusu (ismi hatırladım Atalay :) ) geleneksel besinimiz olan patsoyu mideye indirdikten sonra ufak bir kararsızlıktan sonra tophaneye beyoğlu nun arka sokaklarından yürüyerek inmeye karar verdik...



dötümüz uçbuçuk ata ata bildiğimiz bütün duaları içimizden söyleyerek nihayet tophaneye tek parça ulaştık :)

nargilemizi çayımızı söyledik sohbetimizi muhabbetimizi yaptık.

bol bol turkıy börkın ın kulaklarını çınlattık . tavlayı emre nin koltuğunun :) altına verdim.

iyi ki bir blogumuz var; emre bey bütün gece bunu da bloga yaz bunu da yazarsın bunu da yazarsın diye konuşup durdu.

al işte lan hepsini yazdım.

başın ğöge erdi mi :)

yok belki de arada yazamadığım olmuştur o kadar da olsun yani 8-)

neyse memonun maçının ilk devresini de izledikten ve ciğerlerimizi 5 saat nargile ile doldurduktan sonra nihayet sabah oldu .
geldiğimiz yoldan bu sefer İstiklal e geri döndük.
kahvaltı vs vs derken bizim aklı evvellerin aklına sabahın köründe stüdyoya girmek geldi.
daha önceden elimizde bulunan kartla stüdyo sahibi abiyi telefonla taciz edip uyandırdık , gel lan biz stüdyoya giricez dedik.
allahtan adam sakin biri çıktı da küfür etmedi :)
neyse efendim adam evinden gelip stüdyoyu açtı sabahın köründe stüdyoya da girdik onu da yapmış olduk :)
daha sonra mı ?
sonrası yok evimize gittik yattık uyuduk
onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine ...

adı muallak olarak geçenler

turkey börkın : Burkan TÖRÜN
emrenin davulcusu : Atalay

28 Nisan 2008 Pazartesi

şampiyonluk nağmeleri inletiyor sami yen i

takımımı çok seviyorum hatta hayatta en çok sevdiğim beş şeyden biridir Galatasaray ım .
hani bir marş ta diyorlar ya ;
yensek yenilsek kalbim hep senle... diye aynen öyle işte.
kazandığımız zamanlarda daha çok sevdiğimi söylememe gerek yoktur umarım :)
her neyse bütün zor şartlara ve handikaplara rağmen fenerbahçe yi yenip liderlik koltuğuna oturan takımımı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
teşekkürler GALATASARAY (h)

galatasaraylı futbolcular 90 dakika üst düzey mücadele ettiler. (cevat güler, burak dilmen)galatasaraylı futbolcular tek pas yapıp, 2'ye 1 deneyerek disiplinden hiç kopmadılar. (karl heinz feldkamp)
galatasaraylı futbolcular önde oldukları dakikalarda bile hücumu düşünüp, zevk verdiler. (eric gerets)
galatasaraylı futbolcular fenerbahçe'nin yenilmez olmadığına yürekten inanıyorlardı.
(gheorghe hagi)
galatasaraylı futbolcular yenilmenin kolay, yenmenin olay olduğunu iyi biliyorlardı. (fatih terim)galatasaraylı futbolcular zafer yolunda yıldızlara ihtiyaçları olmadığının farkındalardı. (mircea lucescu)
galatasaraylı futbolcular o formanın ruhunda bir ulubatlı olduğunu iyi hissediyorlardı. (graeme souness)
galatasaraylı futbolcular hedefe yürürken asla pes edilmemesi gerektiğini öğrenmişlerdi. (reinhard saftig)
galatasaraylı futbolcular emanete asla hıyanet etmezlerdi, edemezlerdi. (rainer hollmann)galatasaraylı futbolcular öğrenmenin seviyesi olmadığını içimize işlediler. (karl heinz feldkamp)galatasaraylı futbolcular başarmak için yeri geldiğinde sil-baştan yapmaya alışıklardı. (mustafa denizli)
galatasaraylı futbolcular hezimetlerin, zafer müjdecisi olduğunu zaten görüyorlardı. (sigfried held)
galatasaraylı futbolcular avrupa fatihi unvanını kopenhag'da almamışlardı. (mustafa denizli)galatasaraylı futbolcular ömürleri yettiği sürece hep sıfırdan başlayacaklardı. (jupp derwall)galatasaraylı futbolcular asli görevlerinin 'yabancıları' yenmek olduğunu anlıyorlardı. (ali sami yen)
galatasaraylı futbolcular yoktan var etmeyi hayat felsefesi edinmişlerdi. (büyük galatasaray taraftarı)

dip not : yazının 2. parafı ekşi sözlükten (ç)alıntıdır.

27 Nisan 2008 Pazar

keyfini çıkartın

heyecanlı bir akşam olacak...
bu akşam dünyanın 1 numaralı derbisi oynanacak.
gazozuna bile oynansa; bana göre dünyanın en zevkli futbol maçı olan bu derbinin ligin bitimine 3 hafta kala kazanana şampiyonluğu getirecek bir atmosferde oynanacak olması yaşayacağımız heyacanı da yükseltiyor.
tabi ki kendi takımımın kazanmasını daha çok istemekle beraber "iyi oynayan ve hakeden kazansın" diyorum.
unutmayalım ki bu heyecan bu şölen hepimizin
keyfini çıkartalım...