26 Kasım 2008 Çarşamba

sonsuz döngü

alttan yavaş yavaş veriyorlar gerilim müziğini...
aceleyle pişirmek zorunda olduğunuz bir yemeğin altını sonuna kadar açmak gibi...
yine aynı duyguları yaşıyorum aynı anda.
gözler kısılmış yine gözkapakları açılmak bilmiyor.
hissediyorum güzel şeyler olmayacak.
bu ne kadar böyle sürecek bilmiyorum
evet bugün var ama peki yarın...
arasıra müzik biter gibi oluyor,korkuyorum.
sonra tekrar ve tekrar...
sonsuz bir döngüdeyim sanki
ama biliyorum o müzik birgün bitecek
bitmesini istesem de istemesem de...

yuh artık

bir öncki yazımda birbirinden değerli bayan vokallerimizin içerisinde olduğu ve kadına yönelik şiddete karşı duran bir albümden bahsetmiştim.
bu yazının üzerinden bir gün geçmedi ki bir video ya rastladım...
güzel yurdumuzun bir düğününden bir kesit...
aslında ben yorum yapmak istemiyorum gülsem mi ağlasam mı karar veremedim.
bir de siz bakın bakalım.
ben sadece y.u.h diyebiliyorum.


25 Kasım 2008 Salı

kadına yönelik şiddete karşı Güldünya şarkıları


Türkiye'nin en önemli kadın vokalleri "Güldünya Şarkıları" albümü için bir araya geldi. Genç yaşta ailesinin istemediği biriyle birlikte olduğu için sokak ortasında kurşunlanan ve ölmeyince ağabeyleri tarafından hastanede öldürülen Güldünya Tören, kadına yönelik şiddetin sembolü oldu. Bu yüzden de kadına yönelik şiddete karşı yapılan bu albüme de ismini verdi.

Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Emel Müftüoğlu, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Nilüfer, Şebnem Ferah, Şevval Sam, Rojin, Ayten Alpman ve Funda Arar'ın yorumladığı eski ve yeni şarkılardan oluşan albüm DMC etiketiyle müzik marketlerdeki yerini alacak.
Albümde Nazan Öncel bir işçi kızının hikayesini anlatan "Leyla", Ajda Pekkan Şehrazat imzalı "Kadın Dediğin", Şevval Sam ise sözü ve müziği kendisine ait "Kibritçi Kız" isimli yeni şarkılarıyla yer aldılar.
Sezen Aksu Aylin Aslım'ın "Güldünya"sını, Aylin Aslım Nilüfer'in "Karar Verdim"ini, Nilüfer Ajda Pekkan'ın "Sana Ne Kime Ne"sini, Şebnem Ferah Sezen Aksu'nun "Masum Değiliz"ini , Rojin Şebnem Ferah'ın "Sil Baştan"ını, Funda Arar Zuhal Olcay'ın "Dünden Sonra Yarından Öncesi"ni, Zuhal Olcay da Funda Arar'ın "Neyse"sini yeniden yorumladı. Ayten Alpman "Ve Tanrı Kadını Yarattı" isimli şarkısını 40 yıl sonra yeniden seslendirirken, Aynur da eski bir Kürt ezgisi olan "Qumrike / Kumrucuk" ile albüme katkıda bulundu.
Albümün açılış şarkısı "Kadınlar Vardır" ise bir kadın marşı. Güncel Hukuk Dergisi Yazıişleri müdürü, avukat Filiz Kerestecioğlu'na ait marş, Mustafa Ceceli aranjesiyle Nazan Öncel, Aylin Aslım, Aynur, Nilüfer, Zuhal Olcay, Sezen Aksu ve Rojin'in bir araya gelerek oluşturduğu koro tarafından seslendirildi.

Kadınlar Vardır / Koro
Güldünya / Sezen Aksu
Kadın Dediğin / Ajda Pekkan
Leyla / Nazan Öncel
Adım Kadın / Emel Müftüoğlu
Neyse / Zuhal Olcay
Karar Verdim / Aylın Aslım
Sanane Kime Ne / Nilüfer
Masum Değiliz / Şebnem Ferah
Kibritçi Kız / Şevval Sam
Sil Baştan / Rojin
Ve Tanri Aşkı Yarattı / Ayten Alpman
Qumrike / Aynur Haşhaş
Dünden Sonra Yarından Önce / Funda Arar
.............................................................
.............................................................
.............................................................
.............................................................
.............................................................
her ne kadar doğan grubu yayın organlarının bir projesi olarak düşünüldüğünde insanı huzursuz etse de bence destek veren insanlar ve projenin amacı çok hoş...
destek olalım.

24 Kasım 2008 Pazartesi

galibiyet primi porno film

Danimarka 1. Ligi takımlarından FC Kopenhag'ın sponsoru BN Agentur, takımın aldığı her galibiyet sonrası futbolculara piyasaya en son çıkan porno filmlerden 2'şer adet hediye ediyor.

Danimarka'nın BT gazetesi, FC Kopenhaglı oyuncuların bu durumdan oldukça memnun olduğunu ve bu prim sonrası daha iyi oynadıklarını yazdı. FC Kopenhag, ligde, lider Odense'nin 1 puan gerisinde 2. sırada bulunuyor.

BN Agentur'un sözcüsü Peter Jensen de gazeteye yaptığı açıklamada, uygulamadan oyuncuların çok memnun olduğunu belirterek, ''Futbolcuların hemen etkilendiklerini araştıramayız, ama bu uygulamayı devam ettireceğiz. 5 yıl önce FC Kopenhag Kulübü, basının baskısıyla bizimle olan kontratlarını sona erdirmek istemişti, ama görülüyor ki bizim sponsorluğumuz işe yarıyor'' dedi.


bizim topçulara da böyle bir prim lazım galiba.

özellikle deplasman maçları için.

sayın sezgin bunu bir değerlendirsin derim ben :)

23 Kasım 2008 Pazar

çünkü mesela yani

kafam bozuk yine , canım da epey sıkılıyor.
bugün cumartesi değil mi ? açayım biraz kingodisco seyredeyim diyorum.
okan bey yine memleketin en güzide sanatçılarını çağırmış programına.
helin avşar , gökhan özen falan. bayılıyoruz zaten ikisine de !
televizyonu kapatıp film izleyeyim diyorum neden sonra ondan da vazgeçiyorum.
şimdi kim dikkatini toplayacak da film izleyecek.
uykumu getirsin diye mecburen kingodisco izlemeye devam ediyorum.
salak bir hatun çıkıyor gökhan bana öpücük yollasın diyor medya arkası falan filan izliyorum.
sonra helin avşar kişisine başbakan olsa ne gibi icraatlar içerisinde olacağı soruluyor(neden soruluyo bilmiyorum)
ablam da belliki ezberlemiş birşeyler geveliyor dış borç vs vs diye.
sonra ablam birden ne söyleyeceğini unutuyor galiba ve birden şöyle bir cümle kurmaya başlıyor.
çünkü , mesela , yani , demek istediğim....
gayet okkalı bir küfür sallıyorum yatağımdan hem kendime , hem helin ablama ,okana, bu sisteme ota boka vs vs...
daha fazla dayanamıyorum kapatyorum televizyonu.
yazının başında bahsetmiş olduğum can sıkıntısından ve uykumun gelmemesinden dolayı bizim bir blogumuz olacaktı gidip karalıyalım gördüklerimizi diyorum ve işte mutlu son...
yazıyı bitirdikten sonra uykum gelene kadar aldığım nefesleri saymaya başlıyorum.
şu anda yapacak daha yararlı bir çalışma göremiyorum.
şu anda sayıyorum 38.39.40.41.42
iyi geceler mutlu yarınlar...

edit yapıyorum : uykum gelmedi ve nefes saymaya devam ediyorum.
bu arada sevgili blogum saati 16:14 gösteriyor.
nasıl düzelteceğimi merak ediyorum.

21 Kasım 2008 Cuma

onbeş kişiye saldırdık

yaşadığım zor dönemlerde sözlerini yazdığım güçlü abimin de itinayla bestelediği eserimiz "onbeş kişiye saldırdım" nihayet hak ettiği değeri gördü ve gıral tivi de yayınlandı.

ben de bu güzel günde güçlü abimin yanında stüdyoda göbek atarak desteğimi esirgemedim.

buyrun efendim.

ben beyaz ceket ve gömleğimle arz-ı endam eyliyorum videoda :)

doğu cephesinde değişen birşey yok...

savaşın ortalarına denk gelen bir geceydi...
mermi ! sesleri yerini gecenin sessizliğine bırakmıştı
şimdi ortalıkta sadece ağaçların hışırtıları ve gecenin iç burkan nefesi vardı
bir ara uykusuzluğa yenik düşen gözlerim kapanır gibi oldu
uzaktan gelen ve rüyamda duyduğumu sandığım bazı sesler işittim.
aninden gözlerimi açtım.
gelen kişiyi tanımakta pek gecikmedim
-uyudunuz mu kumandanım
-hayır evladım sadece düşünüyordum , nedir durum doğu cephesinde bir gelişme var mı ?
-malesef kumandanım. düşman ! bütün sinsiliğiyle pusuda yatmış bekliyor.
sanki yapacağımız hamleleri gözlüyorlar...
-biz de hamlemizi ona göre yapacağız evladım.
onlar bizden hamle bekleyeceklerdir biz sükunetimizi korursak en iyi hamlemizi yapmış oluruz.


doğu cephesinde hibirzaman hiçbirşey değişmedi.
düşman hep bekledi , biz hep bekledik...
o asker öldü ama o kumandan hala bekliyor...

neyi ne sebeple beklediğini bilmeyenlere ithafen yazılmıştır.
bu derin politikamızı anlayabilene aşkola !
not:kesinlikle siyasi veya askeri bir yazı değildir,yazıdan böyle bir çıkarım sağladıysanız ivedilikle kafanızdan atınız.yok ben zaten bi bok anlamadım diyorsanız boşverin gitsin.

fs=2fm

işin içinden çıkamadım yine
iki artı ikiye dört diyorlardı ama
bir artı bir hiçbir zaman iki edemiyordu
yanlışlık bende miydi ?
yoksa dört işlem yalan mı söylüyordu ?
olması gerekenlerin olması için kurallardan veya formüllerden vazgeçebilir miydik ?
ya da hiç olmayacakların olmasının sebebi iki artı ikinin dört etmesinden mi kaynaklanıyordu
bilemiyorum...
aslında verecekleri cevapta pek tatmin edici olamayacaktı inananlar için
iki artı ikinin dört etmesi ya da etmemesi değildi esas problem
esas olan kendi doğrularının ne kadar dört ettiğiydi.
sen ne kadar dört ettirebilsen bile makina hep "error" veriyordu nasılsa
doğru olan bendim
ama doğrularımı yanlış olan dörtlere bindirmeseydim eğer...
ortada ne yanlış kalırdı ne doğru ne dört ne de iki.
esas olan 1 di ve toplamaya gücüm yetmiyordu....


not:sonuna kadar okuma sabrını gösterenler bana bir mesaj atsınlar bakalım.

10 Ekim 2008 Cuma

ters orantı

güzeli beğenip çirkini seviyorsam
kolayını bilip zorunu yapıyorsam
değerini bilip değer vermiyorsam
seveni görüp sevgimi göstermiyorsam
tok olduğumu bile bile kendimi açlığıma inandırıyorsam
baktığımı duyup gördüğüme susuyorsam
sahip olunanı almayıp olmayanı arıyorsam
ve
doğruyu görüp yanlışı seçiyorsam
hayata dair bir umut var demektir.

peki umut olduğunu bilip umutsuzluğa kapılıyorsam ?

dipnot:öyle gelip geçici şeyler bunlar, su gibi,hayat gibi...
(kazara biri okur diye not düşelim )

14 Temmuz 2008 Pazartesi

hiçbir şey

hiçbir şey yolunda değil....
hiçbir şey umrumda değil.
hiçbir şey vazgeçilmez değil !
içinde olmak zor buranın
dışında kalmak imkansız...