16 Mart 2009 Pazartesi
Yorumsuz
Irak'ta bir futbolcu, takımının eşitlik golünü atacağı sırada bir seyirci tarafından vurularak öldürüldü.
Polis, Hille'deki olayın, Sincar ile Buhayra takımları arasında oynanan maçın son dakikasında meydana geldiğini belirtti. Failin yakalandığı, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926445&Date=16.03.2009&CategoryID=81
14 Mart 2009 Cumartesi
Bunları İzlemek/ Dinlemek Lazım 2
Fatih Erkoç-Emmoğlu (Ferdi Tayfur Cover)
Caz arabesk ve rockn roll ile süper bir canlı performans.
Sonuna doğru insan yerinde duramıyor:)
Ne Demiş ?
denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı.
ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum.
uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı.
bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır.
Sagopa Kajmer-Ben Hüsrana Komşuyum
26 Şubat 2009 Perşembe
24 Şubat 2009 Salı
Büyüdük de sanki n’oldu!

Büyüdük Aniden
eskiden nesemiz vardi,
gulumserdik hergun,
uzaktaydi huzun...
hayallerimiz vardi,
ucurtmalar gecen icinden,
cumartesi oglen...
boyalarimizla oynardik,
rengarenkti her sey,
karanligi boyardik,
ve birden buyuduk aniden,
ve birden kuculdu hayaller...
buyuduk de sanki n’oldu!
cocuklugu unuttuk,
yalanlara bogulduk.
buyuduk de sanki n’oldu!
umutlari kuruttuk,
savasta vurulduk...
buyuduk aniden...
buyuduk aniden...
kosardik bayirlarda, agac evler kurardik,
bedavaydi cicekler, taclar yapardik.
dussek bile olsun, yeniden kalkardik,
acitmazdi hayat
(hayat)...
ve birden buyuduk aniden,
ve birden kuculdu hayaller...
ve birden uzaklasti gokyuzu,
ve birden gomulduk dertlere...
buyuduk aniden...
buyuduk aniden....
buyuduk aniden...
kuculdu dunyamiz...
{sözler copy paste- ekşi sözlük-trimpot}
http://www.myspace.com/ogunsanlisoy adresinden "büyüdük aniden" dinlenebilir.
söyleyecek bir şey yok özlemişim Sanlısoy'un şarkılarını 8-)
Mahkum
Konuşmasını bilmeyenler bir perde arkasına saklanırlar.
Oradan saplamaya çalışırlar konuşamadıklarını.
Kendilerini görünmez sanırlar ama apaçık ortadadırlar.
Kendilerince iyi bir şey yaptıklarını sanarlar
ama
bilmezler iyiyle kötünün iç içe olduğunu , göremezler perdenin arkasından…
Belki kendileri de incinirler ama ihmal etmezler incinirken incitmeyi.
Kaybetmeye ve kaybolmaya mahkumdurlar.
22 Şubat 2009 Pazar
tik tak tik tak
Bir duvar saatinin içerisindeyim.
Yanlız değilim ama !
Bir akrep var orada bir de yelkovan.
Bir sen varsın orada bir de ben.
Buluşuyoruz rakamlarda mütemadiyen.
Hesap ettim kabaca…
Bir tam dönüş esnasında…
Buluşuyoruz aynı yerde ve farklı noktalarda 12 kere
Her buluşmamızın arası tam olarak 1 saat 5 dakika.
Süresi 59 saniye.
Sonra ben başlıyorum kaçmaya.
Sen başlıyorsun kovalamaya.
1 saat 5 dakika
ve
Sonra yeniden beraberiz.
Sonra tekrar kaçış faslı ve
DÖNGÜ
Alt tarafı bir saat işte lan!
ama
Hayat garip işte zaman da garip.
Daha fazla bakmak istemiyorum saate.
Elbet bir gün onun da pili bitecek.
21 Şubat 2009 Cumartesi
aşk cennet şarap ve Ömer Hayyam
Aşağıda okuyacağınız dizeleri Wladimir Bartol’un “Alamut “ adlı romanından yazdım.İnternet ortamında bulabileceğinizi sanmıyorum zaten :)
Çünkü bunların Ömer Hayyama ait olup olmadığı hakkında kesin bilgiler yok.
Kitapta bu şiirlerin Ebu Fazıl adında bir dai tarafından Hasan Sabbah’a verildiği belirtiliyor.
Copy paste değil alın teri :)
-----------------------------------------------------------------
Sarhoş musun aşık mısın ? Sevin öyleyse.
Sevgi ve şarap seni mutlu mu ediyor ? Üzülme sakın.
Bizim halimiz ne mi olacak ? Dert etme.
Sen nesin ? Bunu asla bilemeyeceksin.Öyleyse sağlığına !
-----------------------------------------------------------------
Sabahın orduları geceyi kovalıyor .
Ayağa kalk !Aşkın ve şarabın saati çaldı !
Nergislerin uykularını bölme vakti geldi.
Yeter ayaklarımın dibinde uzandığın.
Ayağa kalk sana söylüyorum ; Zaman geldi.
-----------------------------------------------------------------
Eğer ilkbaharda bir cennet kızı !
Kadehime şarkı söyleyen şarap doldurursa
Beni yerecek olanların vay haline !
Bir köpek bile cennete benden fazla önem verir.
-------------------------------------------------------------------
Kalp gülümseyen bir çehre arar.
Kol ise kadehe doğru uzanır…
Her toz zerresinde ben varım,
Ve bütün toz zerreleri tek bir çehre oluştururlar.
20 Şubat 2009 Cuma
a ile s kadar yakın bir yer
Yazdıklarımdan rahatsız olmuş bendeki benlerden biri…
Bendeki benlerden biri bendeki diğerlerinden haberdar değilmiş sanki.Daha doğrusu haberdarmış da yok gibi davranmayı yeğlemiş kendi içinde.
Kabul etmekte zorlanmış epeyce.Aslında kabul etmek değilmiş zaten niyeti.Denememiş bile…
Yalan söylediğimi düşünmüş bendeki bene ama neden yalan söylediğimi ve hangi bene yalan söylediğimi umursamamış galiba.
İçinde bulunduğu sığ çukuru derin sanmış o yüzden çalışmamış yukarılara çıkmaya.
Denesemiş görürmüş ne kadar “sığ” olduğunu ama denememiş.
Sonra beni suçlamış benden ötürü bulamadığı ve aslında bulmak istediğini söyleyerek yalan söylediği yönlerde.
İçine hapsolup kalmış yakınındaki uzakların.
Bilememiş klavyenin “a” harfi ile “s” harfi arasındaki mesafe kadar yakın olduğumuzu.
Bilse bile tatmin etmezmiş bu onu çünkü “s” den sonra “d” “f” g” “h” … nin geldiğini tasavvur eylemiş.
Yine de kızmamış bendeki benlerin en acımasızı.
Bir şans daha vermiş ona.
Sadece bir gün bendeki benlerin birleşip esas beni ortaya çıkarmasını umud etmiş.
Yine de korkmuş işte.
Sadece korkmuş.
15 Şubat 2009 Pazar
Sevgililer Günü
Dünmüş, ondörtmüş, şubatmış, sevgililer günüymüş, olmuş, bitmiş ,geçmiş, gitmiş , haberimiz olmamış.
Halbuki ben bugün farkına vardım.
Ne kadar üzüldüm anlatsam inanamazsınız.
Anlatsam da inanmayın zaten :)
Yahu ben de diyordum neden caddeler , sokaklar , cafeler ,barlar , mağazalar bu kadar kalabalık.
Neyse takılın kafanıza göre…

